Yalnız bir kadın sanmıştım önce
Oysa kocasını aldatan biri
Irmağın orda buluştuk
Gece, Santiago gecesi,
Işıklar sönüp birer birer
Yanmaya durunca ateşböcekleri.
Son birikintisinde şehrin
Dokundum uykulu memelerine
Türkülü çiçeklerin dalları gibi
Göğsü gözlerime açılıverdi.
Ve on iki hançerin bir kerede
Yırttığı ipek gibi sinirli
Hışırtısı kulaklarımda
Kolalanmış eteklerinin.
Işıksız tepeleri ağaçların
Yollar boyunca kocaman kocaman
Ve ufuk köpeklerin ufku
Irmaktan ötelere havlıyordu.
Ne varsa üstünden atlayıp geçtik
Böğürtlenler, dikenler karaçalılar.
Saçındaki topuzu yere yatınca
Yumuşak toprakta açtığı çukur,
Ben boyunbağımı attığım zaman
Çözüğü onun da düğmelerini,
Sıra silâhlı kemerime gelince
Sıyrılışı giysilerinden ardarda,
Sümbüllerin mi kurbağaların mı
Olamaz hiçbirinin böyle bir teni,
Ne de billûrun ayışığında
Sunabildiği var bu ışıltıyı
Kalçaları altımda kaçışıyordu
Hani ürkmüş balıklar gibi
Bir yanı tutuşmuş, ateş çemberi
Bir yanı buza kesmiş, sepserin,
O gece dörtnala gördüm kendimi
Sedeften, küçük bir taya binmiştim
Gördüm, ne dizgin ne de üzengi
At koşturuşlarımın en güzelini.
Neler anlattı sevişirken
Ama, söyleyemem erkeğim ben
Hem böyle ağzı sıkı görünmemi
Aydınlık akıl da istiyor zaten.
Öpüşlere, toz toprağa bulanmış
Uzaklaştık kıyının ordan
Süsenler silâhlarını ayarlıyordu
Gecenin esintilerine karşı.
Dürüst bir çingene olarak
Üstüme düşeni yaptım ben de
Koca bir dikiş sepetini
Armağan ettim ayrılırken,
Ama kuşkusuz sürekli bir aşkı
Aklımın ucuna bile getirmemiştim,
Çünkü hâlâ, evli değilim, diyordu
Kocasına bunu bunu yapıp da
Yürüdüğümüzde ırmağa doğru.
(Çeviri: Cemal Süreya)
Federico García Lorca kimdir?
Federico García Lorca,1898’de Granada yakınlarındaki Fuente Vaqueros’ta doğdu. 20. yüzyıl İspanyol şiirinin ve tiyatrosunun en büyük adlarından biri kabul edilir.
Şair, oyun yazarı ve tiyatro yönetmenidir. 27 Kuşağı denen İspanyol edebiyat çevresinin en parlak figürlerinden biridir; halk kültürü, Endülüs, çingene romansları, ölüm, arzu, kader, baskı ve “duende” dediği karanlık yaratıcı güç onun şiirinin ana damarlarıdır. 1936’da, İspanya İç Savaşı’nın başında öldürüldü.
Bu şiirde Lorca’nın en güçlü tarafı apaçık: erotik sahneyi düz anlatmıyor; doğayı, hayvanı, geceyi, kumaşı, silahı, atı, suyu aynı bedenin çevresinde döndürüyor. Şiirdeki erkek anlatıcının maço tonu rahatsız edebilir; ama imge kudreti çok yüksek.


